YAŞASIN OKUL BAŞLIYOR…

Bu cümleyle okul döneminin ne büyük bir şans olduğunu söylemek istemezdim. Ancak yeni durum ve adaptasyon durumlarıyla çocuğunuzu yetiştirirken ki tutumunuz, üstüne birde çocuğunuzun kişilik özellikleri çoğu zaman “yaşasın okul başlıyor” cümlesinin yerine “eyvah okul başlıyor” a bırakmaktadır. Duyarlı anne baba olarak size bu yeni durumu kolay atlatmanız yada olumsuz bir yaşantı olmaması adına yapılabilecek önlemler konusunda yardımcı olabilmek için bu yazımı yazmaya karar verdim.

okul başlıyor

Meslek hayatıma yeni başladığım dönemlerde anaokullarında velilerle paylaşımlarım oluyordu. Bu interaktif seminer programlarında genellikle ana baba tutumlarını konuşurduk. O zamanlar mükemmeliyetçi ebeveyn olmak, aşırı koruyucu tutumlar, ne zaman çocuğumuza müdahale etmeliyiz, ihmal edilen çocuk gibi kavramlar yeniydi ve sıkça tekrar edilirdi. Sonra bu konular o kadar bilindik oldu ki neredeyse terk edildi. Sonraki dönemde daha patalojik durumlar, hastalıklar konuşuldu. Mesela çocuk depresyonu, sosyal fobi, okul anksiyetesi… gibi.  Bilim toplumla beraber şekil değiştirdi diyebilirim.

Şimdi ise yaşadığımız toplum içinde yabancılaşma, kişilerarası güvensizlik,  bireysel aile biçimleri yönünde değişim başladıkça çocuğu koruma, kollama; çocuğun akademik başarısını sağlama adına mükemmeliyetçi tutumlar tekrar geri geldi. Eh bize de bunları yeni bilgilerle karşınıza çıkmak düştü.

O zaman anne baba tutumlarına kısaca başlayabiliriz. Bu başlıklara kısaca göz attıktan sonra birkaç önerim olacak. İleriki dönemlerde sizlerin de bana yönelteceğiniz sorular doğrultusunda teker teker konuların özüne girerek devam edeceğiz.

Okul’da İlk Gün…

İlk okulun başladığı gün anne babalar içinde çocuk için de önemli ve hassas bir gündür. Erken kalkılır, hazırlanılır, telaşla evden çıkılır, okula gelindiğinde çoğu zaman hiç tanımadığınız bir kalabalık ve heyecanlı bir gurupla karşılaşılır. Öğretmen ebeveynlerinde çocukları ayırd edip sınıfını oluşturma telaşında, çocuklar yarı şaşkın ve hüzünlü ne olacağını bilmedikleri bir durumun içinde annelerinden ayrımaya direnç göstermektedirler.

Sizin çocuğunuz tüm bunlara hazır olsa dahi diğer çocukların kaygılı bakışları hatta ağlamalarından olumsuz etkileneceklerdir. Bu nedenle çocuğunuzu okula birkaç gün önceden götürebilme imkanınız varsa, öğretmeni sınıfı tanıtabilirseniz çok isabetli olacaktır. Eğer bu imkanı bulamadıysanız önceden ihtimallerin bazılarını mizah ve eğlence katarak çocuğunuzla konuşmak en doğrusu. Öncelikle okul öğretmen konusunda tercihiniz konusunda emin olmalısınız. Unutmayın öğretmeniniz de bu durumu ilk yaşıyor. Her ne kadar eski, tecrübeli bir öğretmen olsa da en azından dört yıl önce başladığı birinci sınıfı eğitmiş, vedalaşmış ve yeni bir jenerasyonla başlamış olduğunu bilmenizi isterim. Kısacası herkes için ilklerin günü olduğunu unutmayarak sabırlı davranmalısınız.

EĞER,

Eğer aşırı kaygılı bir tutum içinde olursanız çocuğunuzun da benzer kaygıları taşıması, sizden ayrılıp yeni arkadaş gurubuna katılması zor olabilme ihtimali olacaktır.  Bu durumda çocuk sizin yanınızda kalma isteğinde ısrar edecek, sizi görebileceği mesafede tutmak isteyecek, mutsuz olacak, ağlayacak hatta tutturacaktır.  Burada ilk önce kontrolü sınıf öğretmenine bırakmanız en doğrusu. Çünkü sınıfı yönetecek ve kontrol altına alacak kişi odur. Sizin bir adım geride durmanız, ortamı gözlemlemeniz, öğretmenin istekleri doğrultusunda davranmanız gerekecektir. Sizin kararlılığınız çocuğunuzunda kısa sürece adaptasyonunu sağlayacak…

Okuldan  geldiğinde okulla ilgili konuşmak, oradaki yaşantısını merakla dinlemek, akıl vermeden, yargılamadan, müdahale etmeden dinlemek ikinci ve en önemli adımdır. Bu durumu yaratırsanız hem çocuğunuzun duygu, düşüncelerini ifade etmesini sağlamış olursunuz hem de paylaşma sağlarsınız. Çocuğunuz dinlenmiş olduğunu farkettikçe kendini var hissedecek, duygusal bir olgunlaşma aşamasına geçecektir. Esas önemli bir kazancınız daha olacaktır. O da problemler karşısında getiştireceği analitik tutum. Yani  “ benim sorunum ve bu sorunu nasıl çözerim”  sorusunun sorulması ve cevaplanması işinin kendisi tarafından yapılması. Merak etmeyin zaten anlatımlarından siz ne olup bittiğini bileceksiniz. Ama çok önemli bir durum olmadıkça müdahalede acele etmemenizi öneririm.

Bu yazdıklarımın dışında doğal olarak kişilere ve ortamlara bağlı pek çok farklı durumlar olacaktır. Bu durumlarda bazen kitaplarda olmayan hatta hiç rastlanmayan olaylar ve tepkilerle karşılaşabilirsiniz. Böyle durumlarda okul yönetimi, rehberlik servisi ve uzmanlardan yardım almayı unutmamalısınız.

Uzman psikolog Neşe ÖZKARSLI