Evli Olmak

Evli olmak tabi ki ev sahibi olmaktan çok farklı derin bir mevzu olduğunu biliyoruz.  İçinde insanın bilimsel tarifini barındıran her faktör mevcut. Önce bu cümlemi açıklamak isterim. İnsanı psikoloji bilimiyle uğraşan bilim adamları şöyle tarif etmişler. “İnsan;  bio, psiko, sosyokültürel bir varlıktır.”  Son yıllarda bazılarımız buna ekonomiyi de katmışlar, paranın sahip olmakla ve insanın tatmin ve mutluluğuyla doğrudan bağlantısını kabul etmişlerdir.  Evet, insan çok faktörlü bir canlıdır. Yaşayan en gelişmiş tür olarak kabul edildiği de bir gerçek.

Bu gelişmişlik doğal olarak onu tüm bu faktörleri idare ve kontrol etme, dengeleme konusu ile karşı karşıya getirmiştir.  Eh, insan kendini bilmeye başladıkça bunları çözülmesi gereken bir sorun olarak masaya yatırması da normal değimlidir?

evli olmak

Evlilik bağlamına

Eskiler” Bizde evli olduk..  Kırdık dizimizi oturduk…  Bu ne canım gençlerin dayanma gücü azaldı…  Artık kimse sabretmiyor…”  gibi söylemleri artık çok eskilerde kaldı.  Çünkü artık ihtiyaçlar ve sahip olma olanakları çok değişti.  Artık hızlı tüketilen yiyeceklerin, tek kullanımlık eşyaların, gelecek kaygısıyla şekillenen duyguların yoğunlukta olduğu bir dünyada yaşıyoruz.  Bu nedenle ilişkilerde çabuk eskiyor, yenilenemiyor.

Ben hep bana danışan çiftlere soruyorum. “ Siz anne babanız yada büyükenne ve babanız gibi elli yılı devirmek, kalıcı, anılarla güzelleşmiş bir evlilik  mi düşünüyorsunuz ? “  Cevap genellikle gülümseyerek ve umut dolu duygularla “EVET” oluyor. Ama bununda bir bedeli olduğunu sonraları görüyorlar. Çükü çiftlerin her ikisi de bu sonuca ulaşmak için bir olanın hem zorluğunu, hem de kendi olmanın dengesini keşfetmeye başlıyorlar.

Çift seanslarında genellikle karşılaştığım en büyük sorun kendi olmayı unutmadan bir olmayı becerebilme diyebilirim.  Bu aynı zamanda ebeveynimizle koyduğumuz sınır, sosyal çevremizle ilişkimizle de bağlantılı. Kısaca biz nerede            “hayır” nerede “evet” demeyi öğrenmekle başlamalıyız.  İşte bazen seanslarda bu kadar öncesinden başlanabiliyor…  Kişisel ihtiyaçlarımız, bunu nasıl ifade edeceğimiz, yani iletişim becerileri bir sonraki adım.  Arada öfke kontrolüne de değinmeden geçmemek gerek tabi ki.  İlişkiyi en çok yıpratan bu kontrolsüz davranışın genellikle duyguyu doğru ifade edememekten hatta duygularının farkında olmamanın, benlik ihtiyaçların, geçmiş travmaların buna sebep olabileceği kavramları mutlaka gözden geçirmek kalıcı bir sonuca götüreceği kesin. Bütün bu ifadeler insanın psikolojik varlık olduğuna örnek olmaktadır.

Gelelim ebeveynlerimize…

Hepimiz biliriz ki anne babamızın birbirlerine karşı tutum ve davranışları, çocuklarına yaklaşımları sizlerin ilişkinize bakış biçiminizi etkileyecektir. Bunun son derece normal olduğumu bilmenizi isterim.  Burada ayırt edilmesi gereken onlar gibi olmak değil onların size kattıklarıyla kişilik sentezi yapabilmektir.  İşte insanı tarif ederken söylenilen sosyal varlık olduğuyla ilgili örnek. Tabi sadece ebeveynlerimiz değil çevremizdeki ilişkilerimizde bizim evliliğimizi etkileyecektir. Ama daha öncede ifade ettiğim gibi kişinin kendisi olması yapacağı sentezle ilgili.

İsterseniz şu “SENTEZ” meselesini, neyi kastettiğimi daha ayrıntılı bir başka yazımda açıklayayım. Yoksa konu bir hayli dağılacak.

Gelelim biyolojik varlığa

Bildiğiniz üzere hepimizin belli hormon ve enzimlerin düzeninde işleyen bir organizmamız var. Bu bütünlük bizin ruh sağlığımızı da etkilediği, davranışlarımızı açıkladığı kanıtlanmış bilimsel bir gerçeklik.  Bunu bilmek  bile evlilik ilişkisinde her şeyi değiştiremeyeceğimiz hatta elimizde olmayan nedenlerin olabileceği gerçeğini gösteriyor. O zaman bazı durumlarda kabullenmek gerektiğini bilmenin önemi büyük.

Tüm bu yazdıklarımla evli olmanın ne kadar zor, karmaşık ama bir o kadarda bilinebilen ve sevme, hatta “ HERŞEYE RAĞMEN”  sevmeyle kolaylıkla anlaşılıp yürütülebilen bir kurum olduğunu sanırım biraz anlatabilmişimdir.  Unutmayın insan gelişebilen, değişebilen bir varlıktır. Benim bu meslekte geldiğim son nokta her şey insanda mümkündür. İmkansızın sınırını ben bilmiyorum.

Sizlere bu kısa bilgilerle ulaşabildiysem ne mutlu bana.  Hepinize huzurlu bir evlilik diliyorum. Sevgiyle kalın.