Motivasyon

Her insan her yaşta bir durumdan farklı bir duruma geçmek, bir şeyi elde etmek, sahip olmak, dönüşmek gibi belki bir ihtiyaç belki içgüdüsel bir durum yaşarlar.

Bu durum ise bizim için motive eden bir güçle hareket etmek demektir.  Buraya kadar belki biraz kafa karıştırıcı olmuş olabilir. Biz en iyisi motivasyon neden ihtiyacımız var ve bu güce nasıl sahip oluruz sorularıyla başlayalım.

motivasyon

Güdü veya motiv, bireyin hareket ve davranışlarını başlatan içsel güç. Davranışa enerji sağlayan organizmanın içindeki ve çevredeki güçler olarak tanımlanır. Bireyin içsel gücü ile davranışa hazır hale gelmesine güdülenme yani motivasyon denir.( Vikipedi)

En kolayından başlamanın doğru olacağını düşünerek sporcuların motivasyonundan bahsetmek isterim. Ortada başarı ödülü için yarışma ve mücadele vardır.  Yani tabiri caiz ise bir havuç ve peşinden koşan tavşan. Eğer tavşan havucu çok seviyorsa, sevginin derecesine bağlı olarak; eğer tavşan çok açsa, ihtiyacının düzeyine bağlı olarak; eğer tavşanın beslemesi gereken yavruları varsa, güdü nün ehemmiyetine bağlı olarak motivasyonunun gücü değişecektir.

Bu örnekten sonra sanırım motivasyonun kişiden kişiye değiştiğini, ihtiyaç prensiplerine göre kuvvetinin arttığını anlamış olduğunuzu varsayıyorum.  Genel durumlarda özetlemek gerekirse bu örnek durum yeterli olur. Bunun yanı sıra özel durumlarda mevcuttur tabi ki. Bu özel durumlar çocukluğumuzdan gelen ailenin bize aktardığı veya kendi yetenek, beceri ve çalışmalarımızla şekillenen gelecek hedefleri oluşturacak, ve bize motivasyon alt yapısı sağlayacaktır.

Peki bu yeterli midir?  Belli bir yere kadar idare eder ancak devamı ve canlı kalabilmesi için bazı alt başlıklara ihtiyaç olduğunu bilmek gerekir.  Bunlardan bir tanesi problem çözme becerisi.  Problen yaşadığımız her an karşımıza çıkacak bir olgudur. Bu sorunları çözmek için kendimize inancımız çok önemlidir. Çocukluktan beri karşılaştığı çoğu sorunları ailesi tarafından çözülmüş, üzülmesin, yorulmasın duygularıyla ailenin koruma ve kollanması ile yetişmiş bir çocuğun bu beceriyi kazanması zor olacaktır.  Hayatı mücadele içinde geçmiş, sahip olmak istediği şeyler için çalışmak, yorulmak zorundak kalan bir kişinin bu becerisinin yüksek olduğunu taktir edersiniz.

Sanırım bu paragraf sizin yetiştirilme biçiminiz ve/veya sizin ebeveyn olarak çocuğunuzu yetiştirme biçiminizi gözden geçirmeni için yeterli olacaktır.

Motivasyon canlı kalabilmesi

Motivasyonun canlı kalabilmesi için mücadele gücünüzün sağlam ve dayanıklı olmasının da önemi üzerinde durmak istiyorum. Kolay vazgeçmek vazgeçildiğinde kaybedecek çok fazla bir şeyin olmaması, hatta kaybedilse bile yerine gelebilecek alternatiflerin hazırda olması durumudur.  Bu durumda ailenin hatalı tutumlarından biridir.  Kaybetmeyi bilmek kaybetmenin acısını hissetmek aynı zamanda kazanmayı ve kazanmanın, başarının keyfini de hissetmek anlamına gelir.  Bir hikaye vardır; yeni yürümeye başlayan çocuk koltuğa çıkmaya çalışıyorken dayanamayan bir aile büyüğü tutum kaldırarak sözde çocuğun yorulmasını engellemiş. Baba ise onun elinden başarısını aldınız diyerek bu davranışın gelecekte ki motivasyonu nasıl engellediğini anlatmak istemiş. Bu basit ve önemsiz gibi görülen davranışın ve tabiî ki muhtemel tekrarları olan benzer davranışın insanın motivasyon, hedef , hedefte kalma, kararlılık, mücadele, sebat, sabır, vazgeçmeme gibi duygusal zeka içinde yer alan pek çok alt yapıyı şekillendirdiğini, daha da ileri gidersek hayatı şekillendirdiğini bilmek sanırım çok belirleyici olacaktır.

Sporcuların motivasyonundan hayatımızda motivasyonun yerine kısa bir yolculuk yaptık. Sizlere başarı dolu bir hayat  dilerim.

Uzman psikolog Neşe ÖZKARSLI

Bir önce ki ” Travma Nedir? ” başlıklı yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.