Travma Nedir?

Üç hafta üst üste öfke, şiddet duygu ve yaşantılarından bahsedince tabii ki arkadan travma, travmatik olaylar, travmatize olmak, travma sonrası stres bozukluğu gibi kelime ve tanımlar merak edilecektir diye düşündüm. Bu konuda kısa bir yazı yazarak bundan sonraki haftalarda eğer halen gündemde çok etkili bir şiddet olayı gözükmezse rafa kaldırmayı tercih ediyorum.

travma

Travma nedir?  Günlük yaşamımızı bozan, aniden gelişen, beklenmedik ve sonucunda korku, stres yaratan olaylara travmatik olaylar; bu tür olaylara maruz kalanlara ise travma yaşamış kişiler deriz.

Yaşamımızda etkileyen pek çok olayla karşılaşırız. Bu olayların bazıları bizi çok şaşırtabilir bazıları korkutabilir bazıları ise uzun süreli stres ve kaygı duymamıza neden olabilir. Bu olayların üzerimizde etkilerinin travmatik olup olmadığını anlamak güçtür. Bu nedenle biz “küçük travmalar” ki bunu küçük “t”  ile belirleriz, “büyük travmalar” bunu da “T” ile belirleriz.

Bedensel ve ruhsal anlamda bir dengemiz vardır. Bu dengeyi bozan her şey stres demektir. Bu paragrafı olumlu stres için açtım.  Bizim dengemizi bozan her şey kötü olarak görülmemesi ,  bizim  kişisel gelişimimize katkı sağlayan streslerin de olduğu bilisin istiyorum. Çünkü baş edeceğimiz stres bizi geliştirir. Başarma duygusu verir ve sonunda mutlu hissettirir. Küçün “t” lerin bizdeki olumlu etkisi bu olur. Bu nedenle zorluklardan, güçlüklerden fazlasıyla kaçınmak yada çocuğumuzu fazla korumak kişisel büyümemizi engelleyebilir. Dikkatli olmak lazım.

Büyük travmalar

Gelelim Büyük travmalara yani “T” lere. Önceki paragrafta belirttiğim gibi kişi üzerinde baş etmesi güç, normal olmayan, olumsuz duygu yaratan olaylara travma demiştik.  Travmaya maruz kalmak kişiler üzerinde sürekli ve kalıcı etki bırakabilir. Hatta bazen bu duyguyla baş edemeyenler olayı tamamen unutarak yani bilinçaltına itebilirler.  Ya da korku, çaresizlik , uyku sorunları, kabus görmeler, her an bir şey olacağı düşüncesi, tetikte olma durumu, ağlama gibi tepkiler görülebilir. Yaşına göre  bu tepkiler farklılık gösterir. Çocuklar daha çok davranışlarıyla belli ederler. Küçük çocuklarda gece korkuları, altına kaçırma, ağlama nöbetleri, duygusal gerileme görülebilir. Daha yaşı büyük olanlar öfke duygusunu daha çok yaşarlar. Akademik başarıları düşer, içe kapanmalar görülebilir.

Peki travmaları sayarsak; doğal afetler, savaş ve yıkımlar, aile içi şiddet, ölümcül veya ciddi yaralanmalarla sonuçlanmış kazalar, taciz ve tecavüzler sayılır. Ancak burada unutulmaması gereken en önemli ayrıntı kişinin bunu nasıl algıladığı , hayatındaki yeri ve zaman. Bir haftadan fazla uykusuzluk, kabus görme, tetikte olma ve irkilme davranışı, sık sık olayı hatırlama, bu hatırlamayı yaşıyormuş gibi hissetme ve rahatsız olma, ağlama, sosyal ortamlardan uzaklaşma isteği yada yalnız kalamama, sinirlilik ve aşırı tepkiler verme davranışları dikkat çekici boyutta görülüyorsa bu konuda mutlaka bir uzmana görünmeli yada bu durumu yaşayan bir yakınınız varsa uzman desteği almasını sağlamalısınız.

Uzman psikolog Neşe ÖZKARSLI

Bir önce ki ” Şiddet ve çocuklarımız ” başlıklı yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.