Şizofreni Nedir?

Halk arasında arkadaşlarınızla konuşurken “ şizofreni misin? ”  yada “Şizomudur nedir?” gibi tabirler kullandığınız olmuştur.  Genellikle normal olmayan bazı davranışları tarif ederken bu deyimi kullanırız. Ancak klinikte bu hastalığın anlamının ve yerinin farklı olduğunu bilir yada tahmin edersiniz.  Bu konuyu sizinle paylaşmayı aslında düşünmüyordum. Bizler kendi meslek guruplarımızda konuşmayı daha etik buluruz. Ancak bana bu konuda danışanların olması ve okuduğum bir romanın şizofren bir kızın hayatıyla ilgili olması benim sizinle bu konu üzerinde konuşmama yada yazmama neden oldu. O zaman kısaca başlayalım.

şizofreni nedir

Şizofreni bir beyin hastalığıdır. İleri düzeyde bir akıl hastalığı olarak kabul edilir. Sağaltımı yani tedavisi uzun soluklu ve çok faktörlüdür. Bunun ne demek olduğunu açıklayacağım.

Şizofren, normalden farklı düşünen ve davranan kişidir.  Kişi gerçekle olan ilişkisini kaybetmiş, sanrı dediğimiz gerçek olmayan, bizlerin hayal diyebileceğimiz bir yaşantının içinde gerçeği değerlendirmesi bozulmuştur.

Şizofreni Tanımı

Kişinin neyin gerçek, neyin hayal olduğunu anlayamadığı bir süreç olmakla birlikte, psikoz ana başlığı altında toplanan hastalıkların en temelidir. Bu tür hastalar, gerçekle ilgili ilişkilerini kaybederler. Hastaların gerçekle ilişkilerini kaybettiklerinde kendilerine ait hayal dünyasına gömüldüklerinde oluşan ani kişilik ve davranış değişikliklerine ‘psikotik atak’ adı verilir.Bu dönemler sıklıkla çok ağır seyreder. Hastaların kendilerine ya da çevresine zarar verebildikleri bir dönem olmaktadır. Ve bu dönemlerde yaşananların şiddeti kişiden kişiye değişir. Bazıları hayatlarında tek atak yaşarken, bazıları birkaç atak yaşayabilir. Bu dönemler nüksetme ve duraksama (Remisyon) denilir ve döngüler esnasında kötüleşebilir veya sakinleşebilir yada iyileşmiş gibi algılanabilirler.

Neden şizofreniye yakalanıldığı konusunda net cevaplar verilmemektedir. Ancak bazı ağır travmatik olayların ya da beyin hasarlarının bu hastalığa sebep olabileceği tezleri mevcuttur.  Dünya genelinde ortalama her 100 kişiden birinde görüldüğü bilinmektedir ve görülme sıklık oranı değişmemekle birlikte sosyo-ekonomik seviyenin yükselmesi pozitif yönde artmaktadır.

Şizofreni Tedavisi

Şizofreni tedavisinde ilacın yeri büyüktür. Bununla birlikte psikoterapinin önemini yadsımamak gerekir. Terapide hastalığa karşı içgörü kazandırmak, destekleyici yaklaşımla birlikte meşguliyet kazandırarak sosyal adaptasyonu güçlendirmek çok önemlidir. Hastanın ilaç tedavisiyle sağlanan remisyonlarında psikoterapinin önemi büyüktür. Bu süreçte tabii ki aileyi hem tedaviye hem de hastaya karşı tutumları konusunda açıklayıcı seansları düzenlemek gerekmektedir. Bu hastalık sadece hastayla değil sosyal ortam , özellikle aileyle doğrudan ilgilidir. Saç ayak  gibi doktor aile ve hasta arasında sıkı ilişki ve bilgi akışı tedaviyi desteklemekte iyilik dönemlerinin uzamasını sağlamaktadır. Ayrıca belirtilerin ve semptomların iyi anlaşılması hastanın tedaviye uyumu ve tedavinin sürekliliği hastalığı iyi yönetmeyle doğru orantılıdır.

Unutmayın hekim, psikolog, aile ve hasta arasındaki tedavi bağı, güven ve süreklilik hastalığın kontrolünde çok önemlidir. Bu hastalığın teşhis ve tedavisinde sürekliliğin önemi de büyüktür. Bazen doğru teşhis için takip ve gözlem önem kazanmakta ve zaman uzamaktadır. Bu sürede hasta yakınları ve ailenin sabırlı olmaları, birlikte hareket etmeleri beklenir. Belki sancılı bir süreç olacaktır ama artık gelişen tedavi olanakları ve alternatif tedaviler sonuca eskisinden daha çabuk gelinmesini sağlamaktadır.

Sağlıklı günler dilerim. Uzman psikolog Neşe ÖZKARSLI